#
#
#
#
#

Anadolu'da yıllarca ekilen soyu muhafaza edilmiş GDO'suz. Yerli cins, doğal İlk günkü orjinalliğinde özlediğimiz tad ve kokuda lezzetli sebze ve meyve tohumlarını satışa sunuyorum.  Biliyorsunuz manavdan,marketten,pazardan aldığımız sebze ve meyvelerden bir tat alamaz olduk. Örneğin aldığımız domatesi yerken domates mi yiyoruz, salatalık mı yiyoruz belli değil, ne tad var ne koku. Hepsi tornadan çıkmış gibi, kesiyoruz içi ya kof ya su dolu çıkmaktadır. Süt mısır diye hayvan yemi mısırları insanlara yedirmekteler. Çocuklarımız bazı sebzelerin orjinal tatlarını dahi bilmemektedir. Tohumlar ilaçlı ve boyalı olmayıp tamamen doğal haldedir. Kendi ürettiğim sebzelerin tohumlarıdır. Not: Tohumlar kesinlikle ithal ve hibrit değildir.  Anadolunun çeşitli yörelerine ait araştırma sonucu toplanmış yerli cins sebze meyve tohumlarıdır. Yetiştireceğiniz sebzelerin tohumlarını alarak seneye kendiniz yetiştirebilirsiniz.

Tohum Çeşitleri ve Fiyat
Menü
Yorumlar
FACEBOOK
HAKKIMIZDA

 

 

Ben: Engin Yüksel
Özel bir bankanın şube müdürüyken 1996 yılında emekliye ayrıldım. Bitkilere olan merakım 1984 yılında yazlığımın bahçesine diktiğim birkaç fide ve fidanla başladı.

İstedim ki kendi yetiştirdiğim hiç bir kimyasal gübre ve ilaç karışmamış geleneksel tatları aileme yedireyim. Ve istedim ki hep bilinen alışılmış, hemen her yerde bulunan genleriyle oynanmış sıradan tohumları ekmeyeyim.

Serüvenüme unutulmaya yüz tutmuş, çocukluğumuzda yediğimiz, nerede o eski tatlar dediğimiz sebzelerin tohumları aramakla devam ettim.
Görev yaptığım Anadolu’daki kasabalarda, köylerde tanıştığım Mehmet Amcalardan, Ayşe Teyzelerden yerel eski türleri gün yüzüne çıkarmaya çalıştım. 1-3 Tohum derken bu günlere geldik (Ocak 2016 itibariyle tohum cinsi 453′ e ulaşmıştır), ama inanıyorum daha çok yolumuz var.

Emekli olduktan sonra vaktimi yetiştiricilik ,0rganik tarım danışmanlığı, araştırma, panel-seminerlerde konuşmacı olarak ve www.bodytr.com int. dergisinde doğa- tarım konusunda yazılar yazarak değerlendirmekteyim. Gayem kaybolmaya yüz tutmuş cinsleri bulup çocuklarımıza bir miras bırakmak.

GDO’lu ürünlerin soframızı işgal ettiği günümüzde modifiye gıdaların makyajlanarak kişilere masum gösterilmesi sonucu, gelecek kuşakların ne tür olumsuzluklarla karşılaşabileceği soru işaretidir.

Aşağıdaki küçük öykü her şeyi daha iyi anlatıyor sanırım.

”Seksenlik bir dede, ağaç dikiyormuş. Yoldan geçen biri bunu görmüş, şaşmış. “Behey dede,” demiş. “Sen zaten bir ayağın çukurda yaşlı bir adamsın. Ağaç dikip de ne yapacaksın? ” Dede durmus, bükülmüş belini az doğrultmuş: “Behey adam,” demiş. “Babalarımız dikti, biz yedik; biz dikeceğiz, çocuklarimiz yiyecek.”

Herkesin sağlıklı yaşamaya ve ne yediğini bilmeye hakkı olduğuna inanıyorum.
Saygılarımla,

Durmak yok, çalışmaya devam..

Durmak yok, çalışmaya devam..

Salt Galata'da ki seminerden görünüş.

Salt Galata’da ki seminerden görünüş.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SALINCAKSalt Galata'da verdiğim seminerden görüntü

Salt Galata’da  GDO ve Hybrit tohumlar

hakkında verdiğim seminerden görüntü

Yorumlar

Yorum yapma kapalı.

bandırma web tasarım